Tekstil Sektörünün Gelişimi

Tekstil Sektörünün Gelişimi

Tekstil ve hazır giyimin temeli Osmanlı döneminde atılmıştır. Dokuma konusunda Denizli ve Tokat, ipekli ürünler konusunda da Bursa bölgesinde küçük işletmeler halinde üretim yapılmıştır. 1915 yılında önde gelen 22 kamu sanayi işletmesinin 18’i, 28 anonim şirketin 10’u, 214 özel sektör işyerinin 45’i ve toplam 264 sanayi işyerinin 73’ü bu sanayide faaliyet göstermiştir.

Cumhuriyetin ilanından sonra Sümerbank’ın kuruluşuyla birlikte bütün tekstil ve konfeksiyon fabrikaları ve atölyeleri bu kuruluşun çatısı altında toplanmıştır. Sümerbank, yaptığı yatırımlar ve yetiştirdiği personelle özel sektöre öncülük etmiş ve içerisinde oluşan birikimin zaman içinde özel sektöre de aktarılmasını sağlanmıştır.

Sektörde, 1950’li yıllardan sonra özel sektörün öncülüğünde gelişim başlamış ve 1960’lardan sonra sentetik elyaf üretimine geçilmiştir. Planlı dönemde uygulanan ithal ikamesi politikası ve teşvik tedbirlerinin de katkısıyla 1960-1970 yılları arasında sektörde daha ileri teknoloji kullanılmaya ve işlenmiş ürün imal edilmeye başlanmış, 1960-1980 yılları arasında önemli teknik deneyim kazanılmıştır.

1980 yılından sonra uygulanan, serbest piyasa ekonomisine dayalı dışa açılma ve ihracatı teşvik politikaları ile birlikte, özellikle 80’li yılların ikinci yarısından itibaren tekstil ve hazır giyim ihracatı önemli oranda artmış ve ihracatın en önemli kalemi haline gelmiştir.

1990’lara gelindiğinde ise toplam ihracat içindeki sektörün payı yüzde 40’a kadar çıkmıştır. 1980’li yılların başında daha çok iplik, elyaf, kumaş gibi tekstil mamulleri ihraç eden Türkiye, 1984 yılından sonra daha fazla konfeksiyon mamulü ihraç etmeye başlamış, daha uç ürün olması nedeniyle toplam katma değeri tekstil mamullerinden yüksek olan konfeksiyon mamullerinin ihracatı artarak devam etmiştir.

Hazır giyimci ‘Kırmızı Hat’tan dertli

İthalata ek vergi kararıyla rahatlayan sektör, kırmızı hat uygulamasından şikayetçi. Başta hazır giyim sektörü olmak üzere Dahilde İşleme Rejimi  kapsamında yurt dışından getirilen ürünlerin tamamının gümrüklerde ‘Kırmızı Hat’a düştüğüne işaret eden bazı sektör temsilcileri, bu nedenle siparişlerin yetiştirilmesinde sıkıntılar yaşandığını belirtiyor. Usulsüzlük yapanların kuşkusuz cezalandırılması gerektiğini kaydeden sektör oyuncuları, ancak bunu yaparken ihracatçının sıkıntıya uğratılmaması gerektiğini paylaşıyor.

“İhracat sigortası şart”

Sektör oyuncuları, Türk hazır giyim sektörünün 2014’te Türkiye ortalamasının çok üzerinde büyüdüğüne dikkati çekerek, yine de Avrupa ithalatındaki artış hızını yakalayamadığını aktardı. Sektörde kârlılık endeksinin kritik bir seviye kabul edilen yüzde 80’ler seviyesinde olduğunu belirten bazı sektör aktörleri, özellikle de paritedeki oynaklığa dikkat çekerek, 2015’in zor bir yıl olacağını, firmaların daha dikkatli olmalarını öneriyor. Bu noktada firmaların ihracat sigortası yaptırmaları gerektiğinin altı çiziliyor.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.